prejudice
/ˈpredʒudɪs/
önyargı
Bağlam içinde
Örnek cümle
We must fight prejudice.
Önyargıyla mücadele etmeliyiz.
He judged her without prejudice.
Onu önyargısız değerlendirdi.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.