polish
/ˈpɒlɪʃ/
parlatmak, cilalamak
Bağlam içinde
Örnek cümle
He polished his shoes.
Ayakkabılarını parlattı.
She polished the table until it shone.
Masayı parlayana kadar cilaladı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.