persistent
/pəˈsɪstənt/
ısrarcı, inatçı; sürekli
Bağlam içinde
Örnek cümle
She has a persistent cough.
İnatçı bir öksürüğü var.
He was persistent and finally won.
Israrcıydı ve sonunda kazandı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.