permanent
/ˈpɜːmənənt/
kalıcı, sürekli
Bağlam içinde
Örnek cümle
He found a permanent job.
Kalıcı bir iş buldu.
The damage is permanent.
Hasar kalıcı.
Eş anlamlılasting
Zıt anlamlıtemporary
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.