penchant
/ˈpɒ̃ʃɒ̃/
düşkünlük, merak
Bağlam içinde
Örnek cümle
He has a penchant for old films.
Eski filmlere düşkünlüğü var.
She has a penchant for detail.
Ayrıntıya bir merakı var.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.