paroxysm
/ˈpærəksɪzəm/
aniden patlayan şiddetli nöbet
Bağlam içinde
Örnek cümle
The room fell into a paroxysm of laughter.
Oda bir kahkaha nöbetine tutuldu.
A paroxysm of coughing interrupted him.
Bir öksürük nöbeti onu böldü.
Eş anlamlıoutburst
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.