overlap
/ˌəʊvəˈlæp/
çakışmak, üst üste binmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
The two meetings overlap.
İki toplantı çakışıyor.
Our interests overlap a lot.
İlgi alanlarımız çokça örtüşüyor.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.