outstanding
/aʊtˈstændɪŋ/
üstün, olağanüstü; ödenmemiş
Bağlam içinde
Örnek cümle
Her work is outstanding.
Çalışması üstün nitelikte.
There is an outstanding payment.
Ödenmemiş bir borç var.
Eş anlamlıexcellent
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.