ostentatious
/ˌɒstenˈteɪʃəs/
gösterişçi, hava atan
Bağlam içinde
Örnek cümle
The house is large but not ostentatious.
Ev büyük ama gösterişçi değil.
He made an ostentatious donation.
Gösterişli bir bağış yaptı.
Eş anlamlıflamboyant
Zıt anlamlımodest
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.