C1İsimPara

opulence

/ˈɒpjələns/

aşırı zenginlik, şatafat

Bağlam içinde

Örnek cümle

The hall was decorated with opulence.

Salon şatafatla döşenmişti.

They live in quiet opulence.

Sessiz bir zenginlik içinde yaşıyorlar.

Sıkça karıştırılır

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla