opportunity
/ˌɒpəˈtjuːnəti/
fırsat, imkân
Bağlam içinde
Örnek cümle
This is a great opportunity.
Bu harika bir fırsat.
She had no opportunity to speak.
Konuşma fırsatı olmadı.
Eş anlamlıchance
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.