obstinate
/ˈɒbstɪnət/
inatçı, dik kafalı
Bağlam içinde
Örnek cümle
He is obstinate about small things.
Ufak şeylerde inatçıdır.
The stain is obstinate.
Leke inatçı.
Eş anlamlıstubborn
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.