obloquy
/ˈɒbləkwi/
kamuoyu önünde yerin dibine sokulma
Bağlam içinde
Örnek cümle
He endured years of obloquy.
Yıllarca kamuoyu önünde yerilmeye katlandı.
The verdict brought obloquy rather than justice.
Karar adalet değil, aleni bir rezalet getirdi.
Eş anlamlıdisgrace
Zıt anlamlıacclaim
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.