oblivious
/əˈblɪviəs/
habersiz, farkında olmayan
Bağlam içinde
Örnek cümle
She was oblivious to the noise.
Gürültünün farkında değildi.
He walked on, oblivious.
Habersiz biçimde yürümeye devam etti.
Zıt anlamlıaware
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.