neighbouring
/ˈneɪbərɪŋ/
komşu
Bağlam içinde
Örnek cümle
People came from neighbouring villages.
İnsanlar komşu köylerden geldi.
The fire spread to a neighbouring house.
Yangın komşu bir eve sıçradı.
Eş anlamlınearby
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.