minor
/ˈmaɪnə(r)/
küçük, önemsiz
Bağlam içinde
Örnek cümle
It was a minor problem.
Küçük bir sorundu.
He had a minor injury.
Hafif bir sakatlığı vardı.
Zıt anlamlımajor
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.