limited
/ˈlɪmɪtɪd/
sınırlı, kısıtlı
Bağlam içinde
Örnek cümle
We have limited time.
Sınırlı zamanımız var.
Places are limited, so book early.
Yerler sınırlı, erken kayıt yaptır.
Zıt anlamlıunlimited
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.