lifetime
/ˈlaɪftaɪm/
ömür, yaşam boyu
Bağlam içinde
Örnek cümle
It was the chance of a lifetime.
Ömürde bir kez gelecek bir fırsattı.
He spent a lifetime studying birds.
Ömrünü kuşları incelemekle geçirdi.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.