B1SıfatNitelik

leading

/ˈliːdɪŋ/

önde gelen, başlıca

Bağlam içinde

Örnek cümle

He is a leading expert on climate.

İklim konusunda önde gelen bir uzman.

She played the leading role.

Başrolü o oynadı.

Eş anlamlımain

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla