juxtaposition
/ˌdʒʌkstəpəˈzɪʃn/
yan yana koyma, karşıtlık kurma
Bağlam içinde
Örnek cümle
The juxtaposition of old and new works well.
Eskiyle yeninin yan yana konması iyi çalışıyor.
Note the juxtaposition in the photograph.
Fotoğraftaki yan yanalığa dikkat et.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.