juncture
/ˈdʒʌŋktʃə(r)/
kavşak, kritik an
Bağlam içinde
Örnek cümle
At this juncture, we must decide.
Bu noktada karar vermeliyiz.
It was a critical juncture in her life.
Hayatında kritik bir dönemeçti.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.