itinerant
/aɪˈtɪnərənt/
yerinde durmayan, gezici
Bağlam içinde
Örnek cümle
He spent ten years as an itinerant teacher.
On yılını gezici öğretmen olarak geçirdi.
Itinerant workers followed the harvest.
Gezici işçiler hasadın peşinden gitti.
Eş anlamlıroving
Zıt anlamlısettled
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.