indulge
/ɪnˈdʌldʒ/
kendini bırakmak; şımartmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
She indulged in a long bath.
Uzun bir banyonun keyfine vardı.
They indulge their children too much.
Çocuklarını fazla şımartıyorlar.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.