incumbent
/ɪnˈkʌmbənt/
görevde olan; üzerine düşen
Bağlam içinde
Örnek cümle
The incumbent mayor stood again.
Görevdeki belediye başkanı yeniden aday oldu.
It is incumbent on us to check.
Kontrol etmek bizim üzerimize düşüyor.
Eş anlamlısitting
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.