in time
/ˌɪn ˈtaɪm/
zamanında (yetişecek kadar erken)
Bağlam içinde
Örnek cümle
We arrived just in time for the film.
Filme tam vaktinde yetiştik.
The doctor came in time to help him.
Doktor ona yardım edecek kadar erken geldi.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.