hour
/ˈaʊə(r)/
saat (süre)
Bağlam içinde
Örnek cümle
The trip takes two hours.
Yolculuk iki saat sürüyor.
I waited for an hour.
Bir saat bekledim.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.