C1Sıfatİletişim

high-profile

/ˌhaɪ ˈprəʊfaɪl/

göz önündeki, dikkat çeken

Bağlam içinde

Örnek cümle

It was a high-profile trial.

Kamuoyunun yakından izlediği bir davaydı.

She took a high-profile job.

Göz önünde bir iş aldı.

Zıt anlamlılow-profile

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla