hear
/hɪə(r)/
duymak, işitmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
I can't hear you.
Seni duyamıyorum.
She heard a strange noise.
Garip bir ses duydu.
Eş anlamlılisten
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.