grapple
/ˈɡræpl/
boğuşmak, uğraşmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The city is grappling with pollution.
Şehir kirlilikle boğuşuyor.
She grappled with the decision for weeks.
Kararla haftalarca boğuştu.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.