frighten
/ˈfraɪtn/
korkutmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The loud noise frightened the baby.
Yüksek ses bebeği korkuttu.
Don't frighten the birds.
Kuşları korkutma.
Eş anlamlıscare
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.