foster
/ˈfɒstə(r)/
beslemek, teşvik etmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
The school fosters creativity.
Okul yaratıcılığı teşvik ediyor.
They fostered two children.
İki çocuğu koruyucu aile olarak baktılar.
Eş anlamlıencourage
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.