foresight
/ˈfɔːsaɪt/
öngörü, ileri görüşlülük
Bağlam içinde
Örnek cümle
She had the foresight to save money.
Para biriktirme öngörüsü vardı.
The plan lacked foresight.
Planda öngörü eksikti.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.