forbearance
/fɔːˈbeərəns/
hakkı olduğu halde karşılık vermeme, hoşgörü
Bağlam içinde
Örnek cümle
Her forbearance kept the family together.
Hoşgörüsü aileyi bir arada tuttu.
He thanked them for their forbearance.
Sabırlarına teşekkür etti.
Eş anlamlırestraint
Zıt anlamlıretaliation
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.