exhibit
/ɪɡˈzɪbɪt/
sergilemek; göstermek
Bağlam içinde
Örnek cümle
The gallery exhibits modern art.
Galeri modern sanat sergiliyor.
The patient exhibits clear symptoms.
Hasta belirgin semptomlar gösteriyor.
Eş anlamlıdisplay
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.