excoriate
/ɪkˈskɔːrieɪt/
acımasızca yerden yere vurmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
The review excoriates the publisher, not the author.
Eleştiri yazarı değil yayıncıyı yerden yere vuruyor.
He was excoriated in public and defended in private.
Açıkta yerildi, kapalı kapılar ardında savunuldu.
Eş anlamlıflay
Zıt anlamlıpraise
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.