exclusive
/ɪkˈskluːsɪv/
özel, seçkin
Bağlam içinde
Örnek cümle
It is an exclusive club.
Bu seçkin bir kulüp.
They have an exclusive contract.
Özel bir sözleşmeleri var.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.