B2FiilBeden

eradicate

/ɪˈrædɪkeɪt/

kökünü kazımak, yok etmek

Bağlam içinde

Örnek cümle

The disease was eradicated in 1980.

Hastalık 1980'de kökünden yok edildi.

They aim to eradicate poverty.

Yoksulluğun kökünü kazımayı hedefliyorlar.

Eş anlamlıeliminate
Sıkça karıştırılır

Bu kelimeyi kalıcı hale getir

Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.

Ücretsiz başla