entice
/ɪnˈtaɪs/
cezbetmek, ayartmak
Bağlam içinde
Örnek cümle
Low prices entice new customers.
Düşük fiyatlar yeni müşteri cezbeder.
They enticed him with a better offer.
Daha iyi bir teklifle onu ayarttılar.
Eş anlamlıtempt
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.