ennui
/ɒnˈwiː/
bezginlik, can sıkıntısı
Bağlam içinde
Örnek cümle
The ennui of the long afternoon was unbearable.
Uzun öğleden sonranın bezginliği çekilmezdi.
He described the ennui of his final year.
Son yılının bezginliğini anlattı.
Eş anlamlıboredom
Zıt anlamlıenthusiasm
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.