embarrassment
/ɪmˈbærəsmənt/
utanç, mahcubiyet
Bağlam içinde
Örnek cümle
His face turned red with embarrassment.
Yüzü utançtan kızardı.
The mistake was a real embarrassment.
Hata gerçek bir mahcubiyetti.
Eş anlamlıshame
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.