emanate
/ˈeməneɪt/
yayılmak, çıkmak (kaynaktan)
Bağlam içinde
Örnek cümle
A strange smell emanated from the box.
Kutudan garip bir koku yayıldı.
The order emanated from head office.
Emir genel merkezden geldi.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.