dozen
/ˈdʌzn/
düzine
Bağlam içinde
Örnek cümle
I bought a dozen eggs.
Bir düzine yumurta aldım.
Dozens of people were waiting.
Onlarca kişi bekliyordu.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.