disquiet
/dɪsˈkwaɪət/
huzursuzluk, iç kurdu
Bağlam içinde
Örnek cümle
The memo caused disquiet on the floor.
Not, katta huzursuzluk yarattı.
There is growing disquiet about the plan.
Planla ilgili artan bir huzursuzluk var.
Eş anlamlıunease
Zıt anlamlıcalm
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.