dispel
/dɪˈspel/
dağıtmak (kuşkuyu, korkuyu)
Bağlam içinde
Örnek cümle
The visit dispelled our doubts.
Ziyaret kuşkularımızı dağıttı.
Nothing could dispel her fear.
Hiçbir şey korkusunu dağıtamadı.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.