disparate
/ˈdɪspərət/
birbirinden çok farklı
Bağlam içinde
Örnek cümle
The group has disparate aims.
Grubun birbirinden çok farklı amaçları var.
She linked two disparate ideas.
Birbirinden uzak iki fikri bağladı.
Zıt anlamlısimilar
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.