dismiss
/dɪsˈmɪs/
işten çıkarmak; reddetmek
Bağlam içinde
Örnek cümle
He was dismissed from his job.
İşinden çıkarıldı.
She dismissed the idea quickly.
Fikri hemen reddetti.
Zıt anlamlıhire
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.