diligence
/ˈdɪlɪdʒəns/
özen, gayret
Bağlam içinde
Örnek cümle
She works with great diligence.
Büyük bir özenle çalışıyor.
Due diligence is required before buying.
Satın almadan önce gerekli inceleme şart.
Sıkça karıştırılır
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.