diffident
/ˈdɪfɪdənt/
kendine güvenmeyen, çekingen
Bağlam içinde
Örnek cümle
He was diffident about presenting his own work.
Kendi işini sunma konusunda çekingendi.
A diffident nod was all she offered.
Verdiği tek şey çekingen bir baş selamıydı.
Eş anlamlıself-effacing
Zıt anlamlıconfident
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.