devout
/dɪˈvaʊt/
dindar, sofu
Bağlam içinde
Örnek cümle
She is a devout believer.
Dindar bir inanan.
He is a devout supporter of the club.
Kulübün koyu bir destekçisi.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.