deterrent
/dɪˈterənt/
caydırıcı unsur
Bağlam içinde
Örnek cümle
Cameras act as a deterrent.
Kameralar caydırıcı işlev görüyor.
The fine is not much of a deterrent.
Ceza pek caydırıcı değil.
Bu kelimeyi kalıcı hale getir
Spark kelimeyi sen unutmadan önce karşına çıkarır. Hesap açmak ücretsiz.